_psiko_'s profileoRDu GüZeL!PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
oRDu GüZeL! |
|||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
March 18 ŞEBNEM FERAH- ÜNZİLE
varmadan sekizine yağmuru kim döküyor korkar durur gitmez ünzile insan dölü varmadan sekizine
March 14 MaNa RoZaMona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden suya batacak Mona Rozâ siyah güller, ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza bu gün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni, perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla Mona Roza ben bir deliyim Açma pencereni perdeleri çek Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığa Bir ''Nişan yüzüğü'' bir kapı sesi Seni hatırlatır her zaman bana Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli olur bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin, ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyâna Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Akşamları gelir incir kuşları Konarlar bahçenin incirlerine Kiminin rengi ak; kiminin sarı Âh, beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden suya batacak Mona Rozâ siyah güller, ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza bu gün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni, perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla Mona Roza ben bir deliyim Açma pencereni perdeleri çek Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığa Bir ''Nişan yüzüğü'' bir kapı sesi Seni hatırlatır her zaman bana Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli olur bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin, ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyâna Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Akşamları gelir incir kuşları Konarlar bahçenin incirlerine Kiminin rengi ak; kiminin sarı Âh, beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki ben Mona Roza, bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O mâsum bakışlar su kenarında Ki ben Mona Roza bulurum seni March 08 SeNiNLe oLMaKSeninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek. Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek... Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollardayürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleriyemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkılarıntürkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak. Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsizduygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümekbıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmakyüreğime. Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi...Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN... March 07 İŞTE MUTLULUK FORMÜLÜ
March 03 sEnİ sEvİyOrUmSENİ SEVİYORUM
izin ver n’olur! iki kelimeyi yan yana getirip, parametreyi yerleştireyim yerine ve yaprakları kızıl bir sarmaşık gibi dolaşsın gökyüzüm semalarında
susmaktan ağzım dilim yara oldu, hele bir bak! gözlerimin içi ki kan oldu, sıka sıka bir iki saat ya kaldı ya kalmadı, bakıp bakıp duruyorum camların buğusuna ve sanırım yazmaktan bile korkuyorum
çünkü sakat bir leylek gibi yalnız - gocunacak bir şey yok bunda! - ve bahtsız bir aslan kadar da aç mecburum kuyruğumu kıstırmaya f ne şerbet ne de zehir ama bu içtiğim bilgin olsun! ve çoktan koptu tellerinden sesleri karyolamın, ki zaten, hiçte olmamış gibiydiler - yani hiç yoktular - aynı, denizin dibindeki bir taş gibi
metresi ateş pahası kılsız derilerle münazara edilecek denli ucuz değil çünkü bu sevda! ve betonda kurbağa yürekte siğil, de değil bu gördüğün
ah izin ver ama! o iki kelimeyi yan yana koyup, formülü gireyim yerli yerine artık ve mavi gözlü sarışın bir kelebek gibi uçuşsun gökyüzüm semalarında…
|
||||||||||||||||||||||||||||||
|
|